PROGRAM NOTLARI

  • André Jolivet
    Pastorales de Noël
    I. L’Étoile: Simple et sans lenteur
    II. Les Mages: Très modéré
    III. La Vierge et l’enfant: Simple
    IV. Entrée et danse des bergers: Souple

Ressam bir baba ve piyanist bir annenin oğlu olarak Paris’te doğan Fransız besteci André Jolivet, hem edebiyat hem de güzel sanatların diğer dallarıyla ilgilenmiş; müziğe profesyonel olarak yönelmesi oldukça uzun sürmüştür. İlk müzik derslerini annesinden almış, 13 yaşında metnini ve müziğini yazdığı ilk bestelerini yapmış, 14 yaşında viyolonsel dersleri almış; 15 yaşında desenlerini, dekorlarını ve müziğini hazırladığı bir bale yazmıştır. Yine aynı yaşta okulu bırakmış, 1927’den sonra Paris okullarında ders vermiş; ancak 1933’e kadar Paul Le Flen ile armoni, kontrpuan ve form derslerini sürdürmüştür. Bu arada Schönberg ve Varèse’in eserleriyle tanışan ve 12 ton tekniğini kurallara uymadan kullanan Jolivet, 1935’te bestelediği Mana adlı eseriyle Messiaen’ı etkilemiş, Yves Baudrier ve Daniel-Lésur’ün de katılımıyla La Jeune France (Genç Fransa) grubunu kurmuştur.

Çağdaş düşünceleri fazla soyut hale getirmeden hümanizmi tekrar canlandırmaya çalışan, aşırı deneyselliğe karşı gelen bu grup içinde Jolivet önemli eserler yazmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında daha anlaşılır eserlere yönelen Jolivet’nin 1943’te bestelediği Pastorales de Noël adlı eseri de daha sade, lirik ve tonal bir dile yöneldiği çalışmalarından biridir. L’Étoile (Yıldız), Les Mages (Müneccimler / Üç Bilge), La Vierge et l’Enfant (Meryem ve Çocuk) ve Entrée et danse des bergers (Çobanların girişi ve dansı) adlı dört kısa bölümün her biri Noel hikâyesine ait bir sahneyi betimler. Jolivet’nin stil dönüşümünü gösteren önemli bir oda müziği eseri olan Pastorales de Noël, üç enstrüman arasında dengeli bir diyalog sunar. Eser, icracılar için teknikten çok renk ve ifade kontrolü gerektirir. (Süre: 12’)

  • Ludwig van Beethoven
    Piyano, Flüt ve Fagot için Üçlü, WoO 37’den
    I. Allegro
    II. Adagio

Yaklaşık 1786 civarında yazılan Piyano, Flüt ve Fagot için Üçlü, WoO 37, genç Beethoven’ın erken dönem oda müziği eseridir. Üç bölümden oluşan eser (Allegro, Adagio ve varyasyon formundaki final), Mozart etkisinin hissedildiği zarif melodiler, dengeli yapı ve şeffaf bir müzikal dil sunar. Nadir görülen piyano–flüt–fagot çalgı kombinasyonuyla dikkat çeken yapıt, Beethoven’ın ileride geliştireceği varyasyon tekniğinin erken bir örneğini de içerir. Ölümünden sonra yayımlanmış olsa da bestecinin gelişim sürecini anlamak için önemli bir yapıttır. (Süre: 15’)

  • Carl Reinecke
    Piyano, Obua ve Korno için Üçlü, Op. 188: I. Allegro moderato

Reinecke’nin olgunluk döneminde, 1886-87 civarında bestelediği eser 19. yüzyılın geç dönem Alman Romantik oda müziğinin özgün örneklerinden biridir.

Eser dört bölümden oluşur. Festival programında sunulacak ilk bölümde (Allegro moderato) tematik malzeme üç çalgı arasında paylaştırılır; tema önce piyano tarafından sunulur, ardından obua ve korno tarafından geliştirilir. Bu bölüm lirik ve zaman zaman dramatik karakteriyle dikkat çeker. Obua genellikle belirgin melodik çizgiler taşırken, korno daha pastoral ve sıcak bir karşıtlık sunar. Eser genel olarak üç çalgı arasında eşit ve sürekli bir diyalog üzerine kuruludur. Müzikte ustalık gerektiren bir icradan ziyade dengeli bir oda müziği etkileşimi öne çıkar. Reinecke’nin stiline özgü olarak eser, Brahms ve Mendelssohn çizgisinde klasik formlara bağlı, ancak romantik ifade gücüne sahip bir dil kullanır. Oda müziğinde oldukça nadir görülen bu çalgı kombinasyonu özellikle nefesli çalgılar repertuvarında önemli bir yere sahiptir. (Süre: 8’)

  • Nisan Dikeçligil
    Obua, korno ve piyano için yeni eser, Asteria

İstanbul Müzik Festivali’nin Yarının Kadın Yıldızları projesi kapsamındaki eser siparişi Asteria, adını Yunan mitolojisindeki Yıldız Tanrıçalarından alır; “yıldızdan olan, yıldızdan gelen” anlamını taşır. Yıldızların çağrıştırdığı parlaklık fikrini beşli armoni gibi kompozisyon tercihleriyle simgeleyen müzik, çeşitli çalgı teknikleriyle de bu fikri destekler. Tanrıça imgesinin bilge sakinliğini ve cesur karakterini ise ağır ve hızlı kesitler arasındaki dinamik geçişlerle sembolize ederek dinleyiciyi mitolojik bir yolculuğa çıkarır. (Süre: 5’)

  • Carl Philipp Emanuel Bach
    Flüt, Keman ve Sürekli Bas için Re minör Üçlü Sonat, Wq. 145
    I. Allegretto
    II. Largo
    III. Allegro

Johann Sebastian Bach’ın ikinci oğlu olan ve Weimar’da doğan, babasından aldığı müzik dersleri yanında hukuk öğrenimi de yapan Carl Philipp Emanuel Bach daha çok klavsenci olarak ün kazanmasına karşın, piyanonun gelişmesi için çalışmıştır. Berlin ve Hamburg’da önemli görevlerde bulunmuş ve Kuzey Alman “Empfindsamer Stil” (duygu ağırlıklı stil) stilinin en büyük temsilcisi olmuştur. Emanuel Bach nicelik değil, nitelik bakımından verdiği eserlerle ön Klasik çağın en önemli bestecilerindendir. 30 yıl boyunca Berlin’de Prusya Kralı Büyük Friedrich’in hizmetinde bulunmuş, ona flütte sık sık eşlik etmiştir. Goldberg’in hamisi Kont Kayserlingk ile de türlü Avrupa ülkelerine yolculuk yapan Emanuel Bach, Yedi Yıl Savaşları’ndan sonra Büyük Friedrich’in sarayından ayrılmış ve hayranı olduğu Telemann’ın ölümünden sonra, 1768’de Hamburg’da onun kilise müzik direktörlüğü görevini ölümüne kadar üstlenmiştir.   

Aslında sonat formunu uygulayan ve böylece büyük senfonik eserler için temel kuralı ortaya koyan Emanuel Bach, Mannheim’ı Stamitz’in yeni orkestra dilini bulması, Viyanalı bestecilerin katı form kurallarına folklorik unsurları katması, iki bölümlü Fransız uvertürü stili ve tek bölümlü İtalyan opera uvertürü olan sinfonia’nın gelişerek sonunda Haydn’da çiçek açacak senfoni stilinin doğmasına neden olan müzikçilerin başında yer alır. Tam da Barok çağdan Klasik çağa geçiş döneminde olan Emanuel Bach, babasının katı kontrpuan kurallarından daha özgür, duygulu, melodik unsurlara yönelmiş; melodiyi tematik olarak işleyerek Haydn ve Mozart’ı etkilemiştir. Sayısı 875’i bulan besteleri arasında pek çok oda müziği ve solo klavsen eserleri yanında klavsen, flüt, org, viyolonsel konçertolarında babasının aksine, hızlı-ağır-hızlı şemasını kullanan besteci ilk dört senfonisinden sonrakilerde de Kuzey Alman stiline yönelmiştir.

Barok stil ile erken Klasik dönem arasında bir geçiş niteliğindeki Flüt, Keman ve Sürekli Bas için Re minör Üçlü Sonat, Wq. 145, bestecinin karakteristik üslubu Empfindsamer Stil’e uygun olarak ani dinamik değişimler, beklenmedik duraksamalar, yoğun ifade gücü ile kendini gösterir. Emanuel Bach’ın erken dönem eserlerinden biri olmasına rağmen oldukça olgun bir ifade taşır ve flüt repertuvarındaki önemli üçlü sonatlardan biridir. Klavsen veya piyano ile çalınan sürekli bas partisine bu konserde olduğu gibi viyolonsel de eşlik edebilir. (Süre: 14’)

Yukarı