PROGRAM NOTLARI

Stefano di Battista
Sevilen İtalyan şarkı repertuvarından oluşan La Dolce Vita albümünden eserler

Nicola Piovani
La vita è bella

Francesco Sartori
Con te partirò

Renato Carosone
Tu vuò fa l'americano

Armando Trovaioli
Roma nun fa' la stupida stasera

Nino Rota
La dolce vita

Paolo Conte
Via con me

Bobby Solo
Una lacrima sul viso

Piero Umiliani
Sentirsi solo

Domenico Modugno
Volare

Ennio Morricone
La califfa

Nino Rota
Amarcord

Lucio Dalla
Caruso

Geçmişin büyük İtalyan müziğinin ihtişamını yeniden yaşatmak, bu görkemi canlı ve kalıcı tutmak için kolları sıvayan Stefano di Battista, La Dolce Vita albümüyle, II. Dünya Savaşı’nın yıkımından çıkan İtalya’nın ekonomi ve sanatta yeniden doğduğu, Fellini’nin aynı adlı ikonik filmiyle de hafızalara kazınan ışıltılı dönemi olan “Dolce Vita” (Tatlı Hayat) yıllarında üretilen müzik eserlerini tekrar günümüz dinleyicisinin dikkatine sunmayı amaçlıyor. “Bu besteler, İtalyan kültürünü ve büyük bestecilerimizin ustalığını temsil eder,” diyor Battista ve ekliyor: “hem kuşkusuz İtalya’nın altın çağından beslenir hem de bugün içimizde yaşamaya devam eden o yılların mirasına dayanır.”

La Dolce Vita’nınyalnızca bir film başlığı değil, bambaşka bir dünyaya açılan bir kapı olduğunu belirten sanatçı, o dönemin, beyazperde hayallerinin dünyası olduğu kadar, İtalya tarihinin benzersiz bir döneminde ortaya çıkan ve on yıllar boyunca günümüze kadar yankılanmaya devam eden yaşamın, tutkunun, stilin, arzunun, güzelliğin ve hayallerin de dünyası olduğunu söylüyor.

Bu nedenle, albüm tatlı hayatın sınırsız hayal dünyasına götürüyor dinleyiciyi: Nino Rota’nın albüme adını veren olağanüstü bestesinin yanı sıra Paolo Conte’nin Via con me’si ve Nicola Piovani’nin efsanevi La vita è bella’sı da bu repertuvarda yer alıyor; Iller Pattaccini’nin bestelediği, sözlerini Mogol’un yazıp Bobby Solo’nun hit hâline getirdiği etkileyici Una lacrima sul viso gibi pop şarkıları ile Lucio Dalla’nın artık klasikleşmiş Caruso eserindeki operavari yankı da aynı albümde dinleyiciyle buluşuyor.

Stefano di Battista, eserlerin zamansızlığına vurgu yaparken, bir yandan da bir sanatçı olarak eserleri icra ederken tattığı hissi şu sözlerle anlatıyor:

“Bu eserleri çaldığımda daha mutlu oluyorum ve hayattan daha çok keyif alıyorum. Müziğin içinde keşfe çıkabiliyorum: Bu müzik, bana doğaçlama yapmak, yaratmak, köklerimle ve İtalyan kültürümle bağ kurmak ama aynı zamanda tüm bunların ötesine bakmak için alan tanıyor. Çünkü ilk yazıldıkları zaman bile bu parçalar, melodileri, kromatik zenginlikleri ve neşeli karakterleriyle asla yerel kalmadılar, hiçbir zaman sınırları olmadı.”

Yukarı